Nisan Ayı Film Rehberi
– Netflix’te İzlenecek En İyi 5 Film

Nisan ayı Netflix izleme rehberiniz burada
1- The Rip

Yönetmen: Joe Carnahan | Tür: Gerilim | Film Süresi: 1 saat 53 dakika |
Oyuncular: Ben Affleck, Matt Damon, Steven Yeun
Ben Affleck ve Matt Damon gibi iki güçlü ismin aynı projede buluştuğunu gördüğünde, ister istemez beklentin yükselir. RIP de tam olarak bu merakla başlanan ama çok daha fazlasını veren bir film.
Ancak film, yıldız gücünü bir gösterişe dönüştürmek yerine, onu hikâyenin hizmetine sunuyor. İki oyuncunun da performansı abartıdan uzak, son derece kontrollü ve gerçek. Özellikle küçük anlarda, bakışlarda ve suskunluklarda kurdukları duygu, filmin etkisini ciddi anlamda büyütüyor.
“RIP”in asıl gücü ise burada devreye giriyor: büyük dramatik patlamalar yerine içten içe işleyen bir anlatım. Kayıp, pişmanlık ve yarım kalmışlık hissi, film boyunca yavaş yavaş içine yerleşiyor. Ve bir noktadan sonra sadece izlemiyorsun, hissediyorsun.
Eğer hem güçlü oyunculuklar görmek hem de seni içten içe yakalayacak bir hikâyeye kapılmak istiyorsan, “RIP” kesinlikle izleme listenin üst sıralarında olmalı. Bu filmi aç—çünkü bazı filmler yıldızları için izlenir, ama hissettirdikleri için unutulmaz olur.
2- Soyut Dışavurumcu Bir Dostluğun Anatomisi Veyahut Yan Yana

Sanırım hepimiz filmin adını gördüğümüzde, kesin Feyyaz Yiğit bu filmde oynuyordur diyebilecek kadar onu tanıyoruz. Gerçekten kendine has tarzı ve jargonuyla kendini özel kılıyor. Haluk Bilginer ile paylaştığı bu rolde de, iki farklı enerjinin bize güzel bir deneyim yaşattığını, izledikçe derinleşen bir yapıma imza atıldığını görüyoruz.
Film, klasik bir dostluk hikâyesi anlatmıyor. Aksine, dostluğun içindeki sessizlikleri, çatlakları ve garip uyumları keşfe çıkıyor. Feyyaz Yiğit’in o kendine has, içten ama mesafeli tonu; Haluk Bilginer’in ağırlığı ve ustalığıyla birleşince ortaya izlerken “bu çok gerçek” hissi veren bir denge çıkıyor.
En etkileyici tarafı ise anlatım biçimi. Yer yer absürt, yer yer fazlasıyla sade… Ama her an bilinçli. Diyalogların arasında kalan boşluklar, bakışlar ve küçük detaylar, filmin asıl duygusunu kuruyor. Bu yüzden film seni zorlamıyor; ama fark etmeden içine çekiyor.
Eğer alışılmışın dışında, oyunculuk gücüyle ayakta duran ve seni izlerken düşünmeye iten bir film arıyorsan, “Soyut Dışavurumcu Bir Dostluğun Anatomisi Veyahut Yan Yana” kesinlikle izleme listenin üst sıralarında olmalı. Bu filmi aç çünkü bazı dostluklar anlatılmaz, hissedilir.
3- Jay Kelly

Yönetmen: Noah Baumbach | Tür: Dram, Komedi | Film Süresi: 2 saat 12 dakika
Oyuncular: George Clooney, Adam Sandler, Laura Dern
Her şeye sahip olmak, ama yine de kendinizi kaybetmiş hissetmek nasıl bir şeydir? Oscar adayı yönetmen Noah Baumbach’ın imzasını taşıyan Jay Kelly, dünyaca ünlü sinema yıldızı Jay’in (George Clooney) genç kızının peşinden çıktığı Avrupa yolculuğunu anlatıyor. Yanında sadık menajeri Ron (Adam Sandler) var, Jay’in krizlerini çözen, kendi hayatını ise yıllarca arka plana atan biri.
Paris’ten Toskana’ya uzanan bu yolculukta iki adam geçmişleriyle, pişmanlıklarıyla ve bıraktıkları izlerle yüzleşmek zorunda kalıyor. Clooney kendi yıldız imajıyla cesurca oynuyor, Sandler ise dramatik gücünü bir kez daha kanıtlıyor. Her ikisi de bu performanslarıyla Altın Küre’ye aday gösterildi.
Linus Sandgren’in 35mm kamerasıyla yakaladığı Avrupa güzelliği ve Nicholas Britell’in içe işleyen müziğiyle film, sıradan bir Netflix yapımının çok ötesine geçiyor. Şöhret, babalık ve geride bırakılan hayatlar üzerine sıcak, keskin ve zaman zaman derinden sarsıcı bir film. Bu ay kaçırılmaması gereken yapımların başında geliyor.
4- Steve

Yönetmen: Tim Mielants | Tür: Dram | Film süresi: 1 saat 32 dakika
Oyuncular: Cillian Murphy, Tracey Ullman, Jay Lycurgo
1990’ların İngiltere’sinde, toplumun vazgeçtiği çocuklara son bir şans tanıyan bir ıslah okulunun müdürü Steve (Cillian Murphy) tek bir günü kurtarmaya çalışıyor: Hem okulunu kapatmak isteyen yöneticilerle, hem kırılgan öğrencileriyle hem de kendi içindeki çöküşle aynı anda mücadele ediyor. Max Porter’ın çok satan romanı Shy’dan uyarlanan bu film, Toronto Film Festivali’nde gördüğü beğeniyle dikkat çekti ve eleştirmenlerin en çok konuştuğu Netflix dramalarından biri oldu.
Filmin iki ekseninde iki yara taşıyan insan var: Steve ve öğrencisi Shy (Jay Lycurgo). Biri kendi yıkımını durdurmaya çalışan bir yetişkin, diğeri henüz hangi yöne gideceğine karar verememiş bir genç. Cillian Murphy bu rolde Oscar’lı kariyerinin en ham, en savunmasız performansını sergiliyor — hiçbir kahramanlık olmadan, sadece bir insanın ne kadar yorulabileceğini gözler önüne sererek.
Yalnızca 92 dakika süren film, o kısa süreye inanılmaz bir yoğunluk sığdırıyor. Gürültülü, kaotik, zaman zaman nefes kesen ama en çok da derinden insani. Gençlik, ruh sağlığı ve vazgeçmemenin ne anlama geldiğini sorgulayan izleyiciler için bu ay Netflix’teki en değerli film.
5- A House of Dynamite

Yönetmen: Katheryn Bigelow | Tür: Gerilim, Dram | Film Süresi: 1 saat 52 dakika
Oyuncular: Rebecca Ferguson, Idris Elba
İliklerinize kadar gerilimi hissetiren bir film arıyorsanuz buldunuz. Başrolde Rebecca Ferguson ile Idris Elba’nın performanslarıyla A House of Dynamite, tam olarak bu beklentiyi karşılayan, hatta yer yer aşan bir deneyim.
Film, dışarıdan bakıldığında kontrol altında gibi duran ama içten içe çözülmeye hazır bir dünyanın ortasına bırakıyor seni. Rebecca Ferguson’un hayat verdiği karakter, her şeyi bir arada tutmaya çalışan ama giderek kendi içinde çatırdayan bir figür. Elba’nın canlandırdığı karakter ise daha sert, daha kontrollü ama en az onun kadar kırılgan. Bu iki karakterin karşılaşması, klasik bir güç çatışmasından çok daha fazlasını sunuyor: iki farklı hayatta kalma biçimi.
Rebecca Ferguson burada oldukça sade ama derin bir performans sergiliyor. Büyük çıkışlar yerine küçük detaylarla ilerliyor; bir bakış, kısa bir duraksama bile karakterin iç dünyasını hissettirmeye yetiyor. Idris Elba ise onun tam karşısında daha kontrollü, daha dışa kapalı bir enerjiyle duruyor. İkili arasındaki denge, filmin gerilimini sürekli diri tutuyor.
Kathryn Bigelow’un yönetmenliği ise filmin damarlarında hissediliyor. Gürültüye yaslanmadan, yavaş yavaş yükselen bir tansiyon kuruyor. Her sahnede “bir şey olacak” hissi var ama o anın ne zaman geleceğini asla kestiremiyorsun. Bu da filmi izlerken seni sürekli tetikte tutuyor.
Eğer güçlü oyunculuklarla beslenen, atmosferiyle içine çeken ve gerilimini bağırmadan kuran bir film arıyorsan, “A House of Dynamite” kesinlikle izleme listenin üst sıralarında olmalı.


